• Yakup Bedirhan Menteşe

ÇEVRE KİRLİLİĞİ NEDİR? ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN SEBEPLERİ NELERDİR? ÇEVRE KİRLİLİĞİ NASIL ÖNLENİR?

İnsan ve doğa arasında bitmek bilmeyen bir savaş: "Çevre Kirliliği" ! Maalesef insanlar olarak yaşadığımız dünyamıza her gün oldukça fazla zarar vermekteyiz. Tabiri caizse bindiğimiz dalı kesmekteyiz. Bu Soru-Cevap bölümümüzde çevre kirliliğinin çeşitlerine, sebeplerine ve çevre kirliliğinin önüne nasıl geçebiliriz bunların cevaplarını bulacağız. O zaman vakit kaybetmeden yazımızı okuyalım...


Çevre Kirliliği Nedir?

Çevrenin doğal olmayan bir şekilde insan eliyle bozulmasıdır. Doğada ki olumsuz değişime neden olan atık ve ekosisteme zarar veren maddelerin doğaya girmesiyle çevre kirliliği oluşmaktadır.

Çevre; Dünyadaki her tür canlı için yaşantılarının sürdürülebilir olduğu ortama çevre denir. Canlılar ve cansız çevreleri ile olan ilişkilerinin bulunduğu ekolojik sisteme ise Ekosistem denmektedir.

Hava, su ve toprak bu çevrenin fiziksel unsurlarını; insan, hayvan, bitki ve diğer mikroorganizmalar ise biyolojik unsurlarını teşkil etmektedir.

Çevre Kirliliğinin Çeşitleri Nelerdir?

Çevre kirliliğinin çeşitleri kirliliği oluşturduğu yaşam alanlarına göre çeşitlerine ayrılmıştır. Doğa da oluşan çevre kirliliklerine göz atalım.

Toprak Kirliliği

Toprağın kimyasal maddelerle veya atıklarla kirlenmesidir. Toprak kirlenmesi, hava ve suları kirleten maddeler tarafından meydana getirilebilir. Örneğin, kükürt dioksit (SO₂) oranı yüksek olan bir atmosfer tabakasından geçen yağmur damlacıkları “asit yağışları” halinde toprağa gelir. Toprak içine giren bu asitli sular ağaç köklerini, bitkisel ve hayvansal toprak canlılarını zarara uğratır. Toprağın reaksiyonunu etkileyerek besin maddesi dengesini bozar, taban sularını içilmez hale getirir. Aynı şekilde çöp yığınlarından toprağa sızan sular, kirli sulama suları, gübre çözeltileri, radyoaktif maddeler, uçucu küller, ağır metaller, sanayi atıkları toprağı kirleten madde ve kaynaklardır.

Toprak ve suda biyolojik yaşamın yok olması, toprakta kimyasal maddelerin yıkıma uğratılmasını geciktirebilir. Toprak kirliliğini önlemek için çok çeşitli teknik geliştirilmektedir. Örneğin kirlenmiş topraklara 1-2 yıl boyunca verilen metan gazı ile metanotrof bakteriler uyarılır ve toprağın temizlenmesi sağlanabilir.

Hava Kirliliği

Kimyasalların ve partiküllerin atmosfere salınmasıdır. Atmosferde bulunan toz, duman ve saf olmayan su buharı şeklinde bulunabilecek zararlı maddelerin, insanlar ve diğer canlılar ile eşyalara zarar verebilecek miktarlara yükselmesi, “Hava Kirliliği” olarak nitelenmektedir. Havayı kirleten maddelerin sınır değerleri, her ülkenin ilgili kuruluşları tarafından yönetmeliklerle belirlenir. Hava kendini yenileyebilen bir çevre tipidir fakat belli kirlilik sınırları içinde kendini yenileyebilmektedir. Volkanik patlamalar, orman yangınları gibi sebeplerle oluşan hava kirliliği kısa sürede temizlenebilmektedir. Ancak sanayinin gelişmesiyle havayı kirleten maddeler artmış ve hava kendi kendini yenileyemeyecek duruma gelmiştir. Zararlı maddelerin niteliğine göre, canlılara vereceği zarar şekil ve dereceleri de değişir. Hava kirliliğine karşı alınabilecek önlemler, kirlilik kaynağına göre (fabrika, termik santral, konutlar, taşıt araçları) çok çeşitlidir. Bu arada ilginç bir bilgi ise birçok ülkenin hava kirliliğinin sınırı vardır fakat gelişmiş ülkeler diğer gelişmemiş ülkelere nazaran bu sınırı aşmakta ve aşmaya devam ediyor.

Tütün dumanı, sık karşılaşılan hava kirleticilerin en önemlilerinden biridir. Tütünün yanmasıyla toksik etkili onlarca kimyasal madde açığa çıkar, maddeler ve zararları:

· Polisiklik Hidrokarbonlar, beta-nafilemin ve nitrözaminler kanserojen maddelerdir.

· Amonyum, formaldehit ve azot oksitleri akciğer hastalıklarını tetikler.

· Karbon monoksit tütünün en etkili ve zarar verici erken maddesidir.


Su Kirliliği

Su kirliliği; suyun fiziksel, biyolojik ve kimyasal olarak kirlenmesi demektir. Su kirliliği suyun özelliğini bozacak derecede zararlı maddeler bulundurursa kirlenmesi sonucuna varılmaktadır. Su kirliliğine birçok kaynak neden olabilmektedir. Ayrıca diğer çevre kirlilikleri olan hava ve toprak kirliliği, suyun dolaylı yoldan kirlenmesine neden olur.

Su kirliliği evsel ve endüstriyel olarak iki grupta toplanabilir. Evsel atık, biz ev halkının ve suyu üretimde kullanmayan tüm iş yerlerinin ürettiği atık sudur. Su kirliliği denilince çoğu zaman akla önce endüstriyel kirlilik gelmektedir. Gözümüzün önüne derelere pis su boşaltan fabrikalar gelmektedir. Ancak, evsel atık olarak nitelendirilen atıkların da su kirliliğinde rolü büyüktür. Bunların hepsi doğrudan doğruya veya dolaylı olarak canlı ve cansız varlıklara zarar vermektedir.


Görüntü Kirliliği (Ambalaj Atıkları)

Görüntü Kirliliği, doğada olmaması gereken atık ve hurdaların doğada bırakılması sonucu oluşmaktadır. Çevrede oluşturduğu görüntü kirliliği yanında, rüzgâr ve akarsularla sürüklenen çevrede çözünmeyen ambalaj atıkları deniz hayvanları için ciddi bir tehdittir. Köpüğümsü ve naylon atıkların, deniz canlılarınca dişlenmesi ve yutulması, bu canlıların ve bunları tüketen diğer canlıların yaşamı açısından ciddi tehditler oluşturmaktadır. Petrol bazlı ve yüzlerce yıl çözünmeyen eski poşet ve plastiklerin yerine, organik materyal kaynaklı ve birkaç yılda doğal ortamda CO2 ve suya kadar tamamen çözünerek dönüşüme giren biyopolimerler ve biyoplastikler ambalaj atık kirliliğini önlemede önemli rol oynamaktadır.


Ses Kirliliği

Diğer adıyla Gürültü Kirliliği. Yoğun şehir yaşamında özellikle temel kaynağı insan olan ses kirliliğinin türleri bunlardır; insan sesleri, motorlu araç, makine sesleri, inşaat, eğlence, sosyal aktiviteler, maçlar diğer kişilerin yaşamlarını olumsuz yönde etkileyebilecek gürültü kaynaklarıdırlar.


Radyoaktif Kirlenme

Nükleer enerji santralleri, nükleer silah üreten fabrikalar, radyoaktif madde artıkları radyoaktif kirliliği oluşturan başlıca kaynaklardır. Radyoaktif maddeler yaymış oldukları radyasyon ile hava, su, toprak ve bitkilere zarar vermektedir. Radyasyona maruz kalmış başlıca besinler olan su, hayvansal gıdalar ve bitkisel gıdalar insanların tüketmesiyle birlikte insan vücuduna girmektedir. Bunun sonucunda bağışıklık sistemini felce uğratmak, organlara zarar vermesi sonucu tedavisi bulunmayan hastalıklar meydana gelir.


Işık Kirliliği

Işık kirliliği, ışığın yanlış yerde ve yanlış zamanlarda kullanılması sonucu ortaya çıkan bir kirliliktir. Gereksiz ışık kullanıldığı zamanlarda ve kullanılmaması gereken ortamlarda fazla miktarda veya az miktarlarda kullanılması ışık kirliliğini oluşturur. İnsan gözünün alışık olduğu ve olması gereken ışık miktarlarının üstünde bir ışık gözün bozulmasına, nesnelerin görünürlüğünün kaybolmasına ve karanlık ortamlarda çevre güvenliğini olumsuz etkiler. Gökyüzüne doğru yayılan yapay ışık, atmosferdeki toz ve moleküller tarafından her yöne saçılıyor ve gökyüzünün aydınlanmasını artırıyor; gökyüzünün doğal güzelliği ve yıldızlar kayboluyor. Işık kirliliği, gecenin doğal karanlık düzeyini bozduğu için, doğal yaşamı (hayvanlar, bitkiler, doğal çevre) da olumsuz etkiliyor. Aşırı aydınlık insan dışında diğer canlılara da zarar vermektedir. Örneğin:

· Deniz kaplumbağaları yumurtadan çıktıklarında denizin üzerindeki ay yansımasını ararlar ama aşırı aydınlatmalardan dolayı bir kısmı ayın yansımasını ayırt edemez sonuç olarak açlıktan veya avlanmaktan dolayı ölürler.

· Kuşlar uçarken aya göre yön bulurlar. Ama aşırı aydınlatmalardan dolayı hangisinin ay olduğunu bilemezler ve göç edemeyip ölürler.


Çevre Kirliliğinin Sebepleri Nelerdir?

Çevre kirliliği kavramı geniş bir alanı kapsamaktadır. Basit şekliyle doğaya zarar veren her şey çevre kirliliğine sebep olmaktadır. Yukarıda çevre kirliliği çeşitlerini anlatırken sebeplerini de açıkladık ama madde madde yine sebepleri açıklayalım. Bu sebeplerden en dikkat çekici olanları ise şu şekildedir:

  • Fabrikaların çıkan atık sınırlandırması yapmaması

  • Çöplerin doğada bırakılması

  • Gereksiz sesli uyaran kullanımı

  • Evsel ve tıbbi atıkların geri dönüştürülmemesi

  • Doğada çözünmeyen plastiklerin gereğinden fazla kullanımı

  • Sera gazı yayan aletlerin kullanımının yaygın olması

  • Kimyasal içerikli ürünlerin fazla kullanılması

  • Radyasyon yayan teknolojik cihazların fazla kullanımı

  • Gereğinden fazla ışıklandırma yapılması

  • Nükleer enerji santrallerinin denetlenmemesi

  • Köylerden Kentlere Kontrolsüz Göç,

  • Çarpık Kentleşme ve Yetersiz Altyapı İmkanları,

  • Kişi başına doğal kaynak tüketim miktarındaki artış(enerji, su, kağıt, kömür vb.)

  • Ormanların endüstriyel tahribi, yangınlar ve toprak erozyon,

  • Aşırı otlatma ve doğal bitki örtüsünün tahribi,

  • Motorlu araçlar ve deniz araçları,

  • Gübre ve zirai mücadele ilaçları,

  • Kentsel ve Endüstriyel atık suların arıtılmadan alıcı ortamlara verilmesi,

  • Kentsel Katı atıklar ve çöpler,

  • Sulak alanların ve göllerin kurutulması,

  • Arazilerin yanlış kullanımı (Ranta dayalı imar uygulamaları).

ÇEVRE KİRLİLİĞİ NASIL ÖNLENİR? ÇEVRE KİRLİLİĞİNİ ÖNLEME YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Çevre kirliliğini önleme yöntemleri arasında en başta gelen yöntem çevre kirliliğine müsaade etmemek ve müdahale etmektir. İnsanları bu konuda uyarırken bu yaptığının "Çevre Kanununa göre çevreyi kirletmenin bir suç" olduğunu söylemeniz gerekmektedir. Bu konuda kişisel olarak alabileceğimiz önlemlerden bazıları aşağıda sıralanmıştır.

  • Atıklarımız doğaya gelişi güzel atılmamalıdır, kesinlikle evlerimizde oluşan atıkları çöp konteynerlerine bırakmalıyız.

  • Piknik ve günü birlik gezilerimizde ürettiğimiz atıkları kesinlikle doğal ortama terk etmemeliyiz. Atıklarımızı güzelce toplayarak bir poşete koymalı ve bize en yakın çöp toplama noktasına bırakmalıyız.

  • Gereksiz ilaçlamalardan kaçınmalıyız.

  • Akarsu ve göl kenarlarına kanunda belirtilen sınırlardan yakına yerleşim yeri yapmamalıyız.

  • Evlerimizde gereksiz su ve enerji kullanmamaya özen göstermeliyiz.

  • Evlerimizde oluşan ambalaj atıklarını ayrı çöp kutularında toplamalıyız.

  • Evlerde oluşan kızartma yağlarını lavabolara dökmemeliyiz. Bu atık yağlar diğer atıklardan ayrı olarak biriktirilmeli atık toplama alanlarına verilmesi gerekmektedir. Unutmayın her bir damla atık yağ bir milyonlarca litre suyu kirletir.

  • Evlerimizde kullanılmayan atık ve hurda durumuna gelmiş elektronik eşyaların ve parçaların ayrı atık kutularında bulunması gerekmektedir. Bu kutuları dolduktan sonra geri dönüşüme katılması için gerekli firmalara teslim edilmesi gerekmektedir.

  • Atık pillerimiz de doğa için ciddi tehlike oluşturduğundan pil, cep telefonu bataryaları ve araba aküleri gibi pil maddelerini farklı atık kutularında muhafaza edip gerekli geri dönüşüm firmalarına teslim edilmelidir.

İnsanlar birey olarak bu konuda diğer insanlara da örnek olacak şekilde bir nebzede olsa sosyal toplum anlamında önemli işler yapabilirler. İnsanlarda Geri Dönüşüm bilincinin oluşturulması için sizin gibi bu konuda duyarlı insanların toplumda ön plana çıkması gerekmektedir. Geri Dönüşüm hakkında merak edilenleri buraya tıklayarak detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz. Gelecekte bol Geri Dönüşümlü günlerde görüşmek dileğiyle...

25 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Yakın Zamanda Eklenen Diğer Yazılar

İlgili Anahtar Kelimler

Kategoriler

#Dönüştürbeni

#Zerowaste

#Trashtag

#Sıfıratık

TohumX Blog

Hakkımızda

Yardım

Youtube