• Berkay Soran

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI NELERDİR?

Bu yazımızda yenilenebilen enerji kaynaklarının neler olduğuna ve yenilenebilir enerji kaynaklarından nasıl faydalanıldığına değineceğiz.


Artan nüfus ve sürekli insan tüketimiyle beraber yenilenemeyen enerji kaynaklarımız gitgide azalıyor. Çok da uzak olmayan bir gelecekte artık yenilenemeyen enerji kaynaklarımız tükenecek diyebiliriz. Aynı zamanda kullanılan fosil yakıtlar gibi yenilenemeyen enerji kaynakları çevreye zarar vermesinin yanında küresel ısınmanın artmasında da çok önemli bir rol oynamaktadır. Bu yüzden ülkeler kendilerini geliştirmeye başlamış ve enerji tüketim odaklarını yenilenebilir enerji kaynaklarına çevirmiş durumdalar.



YENİLENEBİLİR ENERJİ NEDİR?

Yenilenebilir enerji diğer adıyla temiz enerji sürekli yenilenebilen süreçlerden ve doğal kaynaklardan gelen enerjidir diyebiliriz. Yenilenebilir enerji yeni bir teknoloji olarak görülmektedir. Doğanın gücünden faydalanarak üretilen bu enerji ile ısıtma, aydınlatma gibi insan ihtiyaçları gideriliyor. Eskiye göre günümüzde rüzgar enerjisini, güneş enerjisini daha rahat bir şekilde kullanarak ihtiyaçlarımızı giderdiğimiz için artık her yerde yenilenebilir enerji kullanılmaya başlandı. Yenilenebilir enerjideki bu gelişme sayesinde dev güneş panellerinden tutun rüzgar çiftliklerine kadar geniş kullanım alanının olması fosil yakıtlar gibi yenilenemeyen enerji kaynaklarının kullanımını da gitgide azalmasına öncülük ediyor diyebiliriz.


GÜNEŞ ENERJİSİ

Güneş enerjisinde faydalanmanın genel olarak 3 yolu vardır diyebiliriz. Güneş enerjisiyle ısıtma ve soğutma, fotovoltaik sistem ve güneş enerjisini yoğunlaştırmadır. Solar ısıtma ve soğutma ile güneş enerjisini yoğunlaştırma , su ısıtması veya alan ısıtması için kullanılırken fotovoltaik sistem ise elektronik bir işlem ayrıcalığıyla güneş ışınlarından doğrudan elektrik üretir. Fotovoltaik sistem ile üretilen elektrik enerjisi evlerden tutun büyük işletmelere kadar her yerde elektrik enerjisi olarak kullanılabilir. Bu uygulamaların tümü tüketicilerin ve işletmeleri temiz enerji teknolojileri kullanımına iterken yenilenebilir bir enerji olduğu için çevreye verilen zararı da en aza indirgemede yardımcı olur. Günümüzde güneş enerjileri kullanımı artmaktadır ve insanlar daha da bilinçlenmektedir.



RÜZGAR ENERJİSİ

Rüzgar enerjisi en hızlı büyüyen yenilenebilir enerji teknolojisidir diyebiliriz. Yapılma maliyetleri gitgide düştüğü için kullanımı dünya çapında gitgide artmaktadır. İlk rüzgar enerjisi kullanımı 1930 lu yıllarda jeneratörün icadından sonra gerçekleşti. Jeneratör icat edildikten sonra bilim adamları rüzgar enerjisini elektrik enerjisine dönüştürmeye başladı. Peki rüzgar enerjisi nedir?

Rüzgar enerjisi , dünya üzerinde oluşan doğal hava akışlarını kullanarak elektrik oluşturma sürecidir diyebiliriz. Rüzgar tribünleri, rüzgardan kinetik enerjiyi yakalamak için kullanılır ve sonra yakalanan bu kinetik enerji elektrik enerjisine dönüştürülür.


Üç ana rüzgar enerjisi türü vardır:

  • Şebeke Ölçeğinde Rüzgar: 100 kilowatt'tan birkaç megawatt'a kadar değişen boyutlarda rüzgar türbinleri, burada elektriğin elektrik şebekesine iletildiği ve son kullanıcıya elektrik hizmetleri veya güç sistemi operatörleri tarafından dağıtıldığı yerler.

  • Dağıtılmış Rüzgar: Bir eve, çiftliğe veya küçük işletmeye doğrudan güç sağlamak için kullanılan ve şebekeye bağlı olmayan 100 kilovatın altındaki tek küçük rüzgar türbinleri.

  • Açık Deniz Rüzgarı: Genellikle kıta sahanlığında, büyük su kütlelerinde kurulan rüzgar türbinleri. Açık deniz rüzgar türbinleri kara tabanlı türbinlerden daha büyüktür ve daha fazla güç üretebilir.


HİDROLELEKTRİK ENERJİ

Hidroelektrik güç, düşen veya hızlı akan suyun potansiyel enerjisini mekanik enerjiye dönüştüren türbinler tarafından çalıştırılan jeneratörlerden üretilen elektriktir. 21. yüzyılın başlarında, hidroelektrik enerji yenilenebilir enerjinin en yaygın olarak kullanılan biçimiydi diyebiliriz. 2019'da dünyanın toplam elektrik üretim kapasitesinin yüzde 18'inden fazlasını oluşturuyordu.



Hidroelektrik Sistemleri Nasıl Çalışır?

Hidroelektrik enerji üretiminde su daha yüksek bir rakımda toplanır veya depolanır ve büyük borulardan veya tünellerden (cebri borular) geçerek daha alçak bir rakıma yönlendirilir; Bu iki yükseltideki fark, baş olarak bilinir. Borulardan geçişinin sonunda düşen su türbinlerin dönmesine neden olur. Türbinler, türbinlerin mekanik enerjisini elektriğe dönüştüren jeneratörleri çalıştırır. Transformatörler daha sonra jeneratörler için uygun olan alternatif voltajı uzun mesafeli iletim için uygun olan daha yüksek bir voltaja dönüştürmek için kullanılır. Türbinleri ve jeneratörleri barındıran ve boruların veya cebri boruların beslendiği yapıya santral adı verilir.


Hidroelektrik santraller genellikle nehirleri tutan barajlarda bulunur, böylece barajın arkasındaki suyun seviyesini yükseltir ve mümkün olduğu kadar yüksek bir yük oluşturur. Bir su hacminden türetilebilecek potansiyel güç, çalışan kafa ile doğru orantılıdır, bu nedenle yüksek basınçlı bir kurulum, eşit miktarda güç üretmek için alçak bir kurulumdan daha küçük bir su hacmi gerektirir. Bazı barajlarda santral, barajın bir yanına inşa edilmiş olup; nehrin dar ve dik bir geçitten aktığı yerde, santral barajın içinde yer alabilir.


BİYOKÜTLE ENERJİSİ

Biyokütle hayvanlardan ve bitkilerden gelen organik materyallerdir diyebiliriz. Biyokütle yakıldığında ortaya kimyasal bir enerji çıkmaktadır. Bir buhar tirbünü ile elektrik üretilir. Biyokütle genellikle temiz, yenilenebilir bir yakıt ve elektrik üretmek için kömüre ve diğer fosil yakıtlara daha çevreci bir alternatif olarak tanımlanır. Bununla birlikte, son zamanlarda yapılan bilim, birçok biyokütle biçiminin fosil yakıtlardan daha yüksek karbon emisyonları ürettiğini göstermektedir. Yani biyoçeşitlilik için de olumsuz sonuçlar vardır diyebiliriz. Yine de, bazı biyokütle enerjisi biçimleri, doğru koşullar altında düşük karbonlu bir seçenek olarak hizmet edebilir. Yani söz konusu biyokütle enerjisinin doğru kullanımıdır diyebiliriz. Doğru şekilde kullanımı sağlanarak yenilenemeyen enerji kaynaklarına göre çevreye daha az zarar vermektedir.



JEOTERMAL ENERJİ

Gezegenin merkezindeki kayalarda bulunan radyoaktif parçacıkların yavaş yavaş bozulması nedeniyle, dünyanın iç ısısında artış olmuştur. Jeotermal enerji de dünyanın iç ısısndan elde edilen enerjidir diyebiliriz. Derin kuyuların sondajı, çok sıcak yeraltı suyunu hidrotermal bir kaynak olarak yüzeye çıkarır ve bu daha sonra elektrik üretmek için bir türbinden pompalanır. Jeotermal santraller, kullandıkları buhar ve suyu rezervuara geri pompalarlarsa tipik olarak düşük emisyonlara sahip olurlar. Yeraltı rezervuarlarının olmadığı yerlerde jeotermal santraller oluşturmanın yolları vardır, ancak bunların zaten jeolojik sıcak noktalar olarak kabul edilen alanlarda deprem riskini artırabileceğine dair endişeler de vardır.



7 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Yakın Zamanda Eklenen Diğer Yazılar